Turkey: Özelgeler ve yargi kararlari işiğinda şüpheli alacak kavrami ve özellikli durumlar

Last Updated: 1 February 2019
Article by M. Talha Sazak

ÖZET

Şüpheli alacak kavramı, kanun koyucu tarafından açıkça tanımlanmış ve şartları belirtilmiş, ancak buna rağmen aydınlatılmaya muhtaç karanlık tarafları da bulunan bir müessesedir. Bu kapsamda şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için kanun koyucunun hükmettiği şartların sağlanması gerekmektedir.

Şüpheli alacak kavramı her zaman aynı durumlarda aynı hükmün uygulanması kadar aydınlık olmamakla birlikte; iflas halinde şüpheli alacakların durumu, konkordato halinde şüpheli alacaktan bahsedilip bahsedilemeyeceği, şüpheli alacak karşılığının hangi dönemde ayrılabileceği ve yurtdışı kaynaklı alacakların şüpheli alacak niteliği taşıyıp taşıyamayacağı gibi hususlar özellik arz etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Şüpheli Alacak, Vergi Usul Kanunu, İflas, Konkordato, Yurtdışı Alacakları, Karşılık.

GİRİŞ

Türk Vergi Sistemi'nde ticari ve zirai kazançların elde edilmesi hukuki tasarrufa bağlanmış olup, bir başka deyişle bu gelirleri elde etme tahakkuk esasına bağlanmıştır.1 Bu kapsamda daha önce tahakkuk ettirilip hesap tutarlarına intikal ettirildiği halde, birtakım tutarların tahsili her zaman için mümkün olmamakta veya söz konusu tutarın tahsili şüpheli hale gelmektedir. Bu gibi durumlarda yapılacak işlemler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ("VUK")'nun 323'üncü maddesinde açıklanmıştır.

Şüpheli alacak kavramı, VUK'un "Şüpheli Alacaklar" başlığını taşıyan 323'üncü maddesi ile tanımlanmış olup; bir alacağın hangi hallerde şüpheli alacak sayılabileceği de mezkur maddede yapılan tanımdan çıkarılabilmektedir.

Kanun hükmünde yapılan tanımda şüpheli alacak kavramının gereklilikleri sayılmış olsa da iflas durumu, konkordato, tasfiye hali ile yurtdışı alacakları gibi birtakım özellikli durumlar tartışma konusu olmuştur. Bu makalede, şüpheli alacak kavramı ile hem İdare'nin çıkarmış olduğu özelgeler, hem de yargının vermiş olduğu kararlar ışığında yukarıda bahsi geçen özellikli durumlar açıklanmaya çalışılmıştır.

  1. ŞÜPHELİ ALACAK KAVRAMI

Türk Vergi Sistemi, ticari ve zirai kazançların tespitinde tahakkuk sistemini benimsemiştir. Bu sisteme göre de bir ticari yahut zirai muamele esnasında işlemlerin tam eksiksiz bir şekilde yapılması sonucunda o kazancın tahsil edilmesi beklenmemekte, söz konusu kazanç henüz tahsil edilmeden kazanç elde etmiş sayılmaktadır.2 Fakat bu husus kimi durumlarda vergi adaleti ile ilgili sorular ortaya koymakta, bir şekilde söz konusu gelirin tahsil edilemediği durumlarda kişiler elde edemediği bir gelirden dolayı vergilendirilebilmektedir. Ancak işte bu durumun ortaya çıkmasının engellenmesi için kanun koyucu VUK'un 323'üncü maddesinde şüpheli alacak kavramını açıklayıp şartlarını sayarak, bu şartların sağlandığı durumlarda doğrudan ya da karşılık ayırarak zarara intikal ettirilmesinin önünü açmış, böylece doğabilecek adaletsiz vergi uygulamalarının önüne geçmiştir.

Şüpheli alacak kavramı, VUK'un "Şüpheli Alacaklar" başlığını taşıyan 323'üncü maddesinde3 açıklanmış olup, kanun koyucu mezkur madde hükmü ile, bir alacağın şüpheli alacak sayılacağı halleri belirtmek suretiyle hem kavramın tanımını yapmış, hem de şüpheli alacak müessesesinin şartlarını saymıştır.

  1. Bir Alacak Hangi Durumlarda Şüpheli Alacak Niteliğini Kazanır?

Bir alacağın şüpheli alacak niteliğini kazanabilmesi, ancak VUK'un 323'üncü madde hükmündeki şartların hepsinin sağlanması ile mümkün olabilir. Bu şartların bir kısmı mezkur madde hükmünde açıkça yer almışken; bir kısmı ise madde hükmünde açıkça yer almayıp bu hükümde geçen ifadelerden çıkarılması mümkün olmaktadır. Buna göre, bir alacağa şüpheli alacak niteliğini kazandıran şartlar şu şekilde ifade edilebilir:

  1. Alacağın, Ticari veya Zirai Kazancın Elde Edilmesi ve İdame Ettirilmesi İle İlgili Olması

Her şeyden önce, şüpheli alacak kavramının ön şartı, ilgili madde hükmünde de açıkça belirtildiği üzere alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmalıdır. Bu koşul, madde hükmünün birinci fıkrasında açıkça belirtilmiştir.

Bir alacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması ise, alacağın kayıtlara nasıl geçildiği ile yakından ilgilidir. Bu durumda, şüpheli alacak kavramından bahsedilebilmesi için öncelikle söz konusu alacağın daha önce hasılat olarak kaydedilmiş olması gereklidir.4

  1. Bilanço Hesabına Göre Defter Tutulması

Bu şart, VUK'un 323'üncü maddesinde açıkça yer alan şartlardan birisi olmamakla birlikte mezkur madde hükmünde geçen "... Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir..." ifadesi, şüpheli alacağın ancak pasifte ayrılması ile izlenebileceğini göstermekle birlikte, bilindiği üzere pasif hesapları da ancak bilanço hesabına göre defter tutan mükellefler tarafından izlenebildiği için ancak bilanço hesabına göre defter tutan mükellefler şüpheli alacak kavramından faydalanabilecektir.

  1. Alacağın Teminatsız Olması

Mezkur madde hükmünde geçen "Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder." ifadesi göstermektedir ki, teminatlı alacaklar şüpheli alacak kavramının konusu dışında kalmaktadır. Dolayısıyla şüpheli alacak kavramının bir diğer şartı söz konusu alacağın teminatlı bir alacak olmamasıdır.

  1. Alacağın VUK 323'üncü Madde Kapsamında Şüpheli Hale Gelmiş Olması

VUK'un 323'üncü maddesinde, bir alacağın şüpheli hale geldiği iki durum belirtilmiştir. Bu kapsamda şüpheli alacaktan bahsedilebilmesi için alacağın dava yahut icra safhasında olması veya da alacağın yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük olması gerekmektedir. Bu iki hal mezkur madde hükmünde açıkça sayılmıştır. Bu noktada açık olmayan ve açıklanmaya muhtaç olan husus, dava veya icra takibine değmeyecek kadar küçük alacak kavramıdır. Bu husus ile ilgili açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, her bir somut olay için bu "küçüklük" kavramının ayrı ayrı değerlendirilmesi en uygun seçenek olarak gözükmektedir. Bu kapsamda, dava açıldığında, bunun için yapılması gereken masraflar alacağın bedelini geçmekte ise bu alacak için takibe değmeyecek derecede küçüktür demek yerinde olacaktır.5

  1. Şüpheli Alacak Karşılığı Hangi Dönemde Ayrılabilir?

Değinilmesi gereken bir başka husus ise, bir şüpheli alacak için hangi dönemde karşılık ayrılması gerektiğidir. Bu hususla ilgili olarak mükelleflere bir serbesti tanınmış olup, şüpheli alacak için karşılık ayırıp ayırmamak mükellefin arzusuna bırakılmıştır. Ancak bahse konu özgürlük, mükelleflerin şüpheli alacak için karşılığı istediği dönemde ayırabileceği anlamına gelmemekte, alacak hangi yıl şüpheli hale geldiyse ancak o yıl karşılığı ayrılabilmektedir.

Bu husus yargı kararlarına da konu olmuş, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, E.2006/291, K.2006/334 sayı ve 08.12.2006 tarihli kararında, İstanbul 7. Vergi Mahkemesi'nin "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun  323'üncü maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava ve icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan veya icra takibine değmeyecek küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağının öngörüldüğü, şüpheli alacak karşılığı ayırmanın yükümlülerin ihtiyarına bırakılmasının, onları en çok kar sağladıkları yılda şüpheli alacak karşılığı ayırma yoluna iteceği, bunun ise kanun koyucunun amacına aykırı düşeceği, olayda alacağın 2000 yılında şüpheli hale geldiği ihtilafsız olduğundan, karşılığın bu yılda ayrılması gerektiği," gerekçesiyle vermiş olduğu 08.03.2004 tarih ve E.2002/1198, K.2004/444 sayılı kararını aynı gerekçelerle onamıştır. Mahkeme kararından da açık bir şekilde anlaşılabileceği üzere, ancak alacağın şüpheli alacak niteliği kazandığı yıl şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmekte, fakat karşılığı ayırıp ayırmamak mükellefin isteğine bırakılmıştır.

Bütün bu görüşlerin ve yukarıda bir kısmına yer verilen Danıştay kararının yanında, bir başka görüşe göre ise, mezkur madde hükmünde alacağın şüpheli alacak niteliği kazandığı yıl karşılık ayrılması gibi bir düzenleme bulunmadığından bahisle, şüpheli alacak karşılığı, alacağın şüpheli niteliğini taşıdığı dönemler boyunca, ayrılabilmelidir. Bu husus ile ilgili olarak Danıştay 4. Dairesi, 13.02.2014 tarih ve E.2010/3320 K.2014/805 sayılı kararında "Bu düzenlemede alacağın şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir hükme yer verilmemiştir. Önemli olan alacağın maddede gösterilen niteliklere sahip olup olmadığı hususudur. Dönemin değişmesiyle alacağın şüpheli olma niteliğini kaybettiğinin kabulü kanunda öngörülmeyen, bu nedenle de kanunla tanınan bir hakkın bertaraf edilmesi anlamına gelecektir." ifadelerine yer verilmiş olup, yargı kararlarında da bu konuda bir görüş birliği bulunmadığını göstermektedir.

  1. ŞÜPHELİ ALACAKLAR İLE İLGİLİ ÖZELLİKLİ DURUMLAR
  1. İflas Durumunda Şüpheli Alacak

Yukarıda da anlatıldığı üzere, bir alacağın şüpheli alacak niteliği kazanabilmesi için VUK 323'üncü maddesinin açıkça öngördüğü şartlardan birisi alacağın dava veya icra safhasında olması yahut alacağın yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olması gerekmektedir.

Bu noktada soru işareti yaratabilecek husus iflas halinde ortaya çıkmaktadır. Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca iflas halinde alacaklı borçluyu dava yahut icra yolu ile takip edememektedir. Burada karşılaşılan sorun, somut bir dava ya da icra safhası olmaksızın bir alacağın şüpheli alacak sayılıp sayılamamasıdır.

Bu soru Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgelerine de konu olmuş, İdare'nin vermiş olduğu 11.04.2014 tarih ve 64597866-105[323-2014]-46 sayılı özelgede bu konuyu "  Diğer yandan, iflas halinde, alacaklının borçluyu dava etmesi veya icra yoluyla takip edebilmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. İcra ve İflas Kanunu bu takip yollarını kapatarak sadece iflas masasına kayıt olma hakkını vermekte, cebri icra ve külli tasfiye yolu olan iflas halinde bütün alacaklıların eşit şekilde işlem görmesi sağlanmakta ve bu nedenle ferdi icra takiplerine izin verilmemektedir. İflas bir icra yolu olup alacaklı yönünden normal icradaki gibi amaç alacağa kavuşmak olduğundan iflas masasına kaydı yaptırılan alacaklar icra safhasına intikal ettirilmiş sayılmaktadır." ifadeleriyle aydınlatmıştır.

O halde, İdare'nin de bu yöndeki görüşü doğrultusunda, iflas halinde her ne kadar alacaklının borçluyu dava veya icra yoluyla takibi mümkün olmasa da, amaçsal bir yorumda bulunarak iflas halinin de bir icra yolu olduğunu kabul edip, iflas masasına kaydı yaptırılan alacakların icra safhasında olduğu sayılarak kalan diğer şartları taşıdığı ölçüde bu alacakların şüpheli alacak olarak kabul edilmesi mümkün olacaktır.

  1. Konkordato Durumunda Şüpheli Alacak

7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, iflasın ertelenmesi kurumunun yerine getirilen konkordato, özellikle mezkur Kanun'un yürürlüğe girdiği 15.03.2018 tarihi itibariyle ticaret hayatında büyük bir önem kazanmış ancak, iflas veya iflasın ertelenmesi müesseseleri ile gösterdiği benzerlikler sebebiyle bazı soru işaretlerine sebep olmuştur. Bu soru işaretlerinden birisi de konkordato durumunda şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususudur.

Öncelikle değinmek gerekir ki, konkordatonun amacı, borçlunun iflasa tabi olduğu durumlarda borçlunun iflasının önüne geçmektir. Konkordatonun bu yanı göz önüne alındığında konkordato durumunda bir alacak için şüpheli hale geldiği düşünülemeyecek, hatta konkordato durumunun alacaklar için teminat niteliğinde olduğunun kabulü gerekecektir.6

Konkordato, ya alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçmesi, ya da alacaklıların borçluya borcunu ödemesi için ek süre vermesi yoluyla olabilmektedir. İlk halde, borçlu borcunun bir kısmını teminat altına almakta, böylece yukarıda açıklandığı üzere bu tutar şüpheli alacak şartlarını sağlamamaktadır. Alacaklıların vazgeçtiği kısım için ise, bahis konusu tutarın ödenmeyeceği bu durumdan sonra kesinleştiği için şüpheli alacak olarak değil, değersiz alacak olarak nitelendirilebilecektir. İkinci halde ise borç yalnızca ertelenmekte, vade tarihi uzatılmaktadır. Bu halde de bu borç normal bir borçtan farklı olarak değerlendirilmeyecektir.

Bu hususlara ilaveten, konkordato tarihinden önce şüpheli alacak niteliği bulunan alacaklar, konkordato kararının alınması ile şüpheli alacak niteliğini kaybederler. Çünkü konkordato ilanı ile birlikte artık söz konusu alacak teminat altına alınmış olacaktır.7

  1. Yurtdışı Alacakları Şüpheli Alacak Niteliği Kazanabilir Mi?

Bir alacağın şüpheli alacak niteliği kazanıp o alacağa karşılık ayrılabilmesi için o alacağın yurtiçi veya yurtdışı kaynaklı olması önem teşkil etmemektedir.8

Bu husus İdare'nin birçok özelgesine konu edinilmiş olup, İdare 21.06.2012 tarih ve
B.07.1.GİB.4.34.19.02-105[323-2012/VUK-1- . . .]-1942 sayılı özelgesinde; "...Bu hükme göre, ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile ilgili olarak dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar şüpheli alacak sayıldığından yukarıda belirtilen şartları taşıyan alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmakta olup bu şartlardan herhangi birisinin mevcut olmaması halinde ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır. Alacağın yurt içinden veya yurt dışından olması bir önem taşımadığından yurt dışından olan alacaklar için de bu madde hükümleri geçerlidir...." ifadelerini kullanarak bu hususla ilgili soru işaretine yer bırakmayacak bir açıklama yapmıştır.

Ancak bu hususla ilgili olarak sorulması gereken soru, yurtdışı kaynaklı alacakların şüpheli alacak niteliği kazanıp kazanmadığı nasıl ispat edilecektir?

Bu soruya İdare, 04.04.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-230 sayılı özelgesinde; "Yurt dışından olan alacakların şüpheli hale geldiğinin ispatlanabilmesi için ticari iş yapılan firmanın mukim olduğu ülkenin mahkemelerinde dava açılması veya icra takibinde bulunulması gerekmektedir."  ifadeleriyle cevap vermiştir. Yani yurtdışı kaynaklı bir alacağın şüpheli hale geldiğinin ispatı, ilgili firmanın yerleşik bulunduğu ülke mahkemelerinde dava açılması veya o ülkede icra takibinde bulunulması ile mümkün olacaktır.

SONUÇ

Şüpheli alacak kavramı, VUK'un 323'üncü maddesinde tanımlanmış olup, Kanun Koyucu bu tanımlamayı yaparken bir alacağın şüpheli alacak niteliği kazanabilmesinin şartlarını da açıklamış, ancak yine de uygulama ile ilgili olarak birtakım soru işaretlerinin doğması kaçınılmaz olmuştur. Bu kapsamda, kanun metninden açıkça belirtilen ve açıkça belirtilmese dahi metinden çıkarılabilen şartların sağlanması, şüpheli alacak müessesesinden bahsedilebilmesinin ön koşuludur.

Şüpheli alacaklar için hangi dönemde karşılık ayrılabileceği hususunda yargı cephesinde bir görüş birliğinin bulunmaması ve konkordato, iflas halleri ile yurtdışı alacakları konularında uygulamada birtakım soru işaretlerinin olması, şüpheli alacak karşılığı ayrılırken dikkat edilmesi gereken hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Footnotes

Prof. Dr. S. Ateş OKTAR, Vergi Hukuku, Türkmen Kitabevi, İstanbul, 2018, s.13

2 Hüseyin ÜRKÜT, Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları Çerçevesinde Şüpheli Alacaklar, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 300

3 "Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

  1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

  2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kâr - zarar hesabına intikal ettirilir."

4 Hande TORTOP BAYRAKTAR, Şüpheli Alacak, Değersiz Alacak ve Vazgeçilen Alacakların Değerlemesi, Vergi Dünyası, Sayı 364

5 Hüseyin ÜRKÜT, a.g.e.

6 Mustafa Volkan KUŞOĞLU, Konkordato Kapsamındaki Alacak ve Borçların Değerlemesi, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 362

7 Mustafa Volkan KUŞOĞLU, a.g.e

8 Hacı Mehmet ALTUNDAĞ, Şüpheli Alacakların Değerlemesinde Özellikli Hususlar ve Güncel Sorunlar, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 329

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

To print this article, all you need is to be registered on Mondaq.com.

Click to Login as an existing user or Register so you can print this article.

Authors
 
Some comments from our readers…
“The articles are extremely timely and highly applicable”
“I often find critical information not available elsewhere”
“As in-house counsel, Mondaq’s service is of great value”

Related Topics
 
Related Articles
 
Up-coming Events Search
Tools
Print
Font Size:
Translation
Channels
Mondaq on Twitter
 
Mondaq Free Registration
Gain access to Mondaq global archive of over 375,000 articles covering 200 countries with a personalised News Alert and automatic login on this device.
Mondaq News Alert (some suggested topics and region)
Select Topics
Registration (please scroll down to set your data preferences)

Mondaq Ltd requires you to register and provide information that personally identifies you, including your content preferences, for three primary purposes (full details of Mondaq’s use of your personal data can be found in our Privacy and Cookies Notice):

  • To allow you to personalize the Mondaq websites you are visiting to show content ("Content") relevant to your interests.
  • To enable features such as password reminder, news alerts, email a colleague, and linking from Mondaq (and its affiliate sites) to your website.
  • To produce demographic feedback for our content providers ("Contributors") who contribute Content for free for your use.

Mondaq hopes that our registered users will support us in maintaining our free to view business model by consenting to our use of your personal data as described below.

Mondaq has a "free to view" business model. Our services are paid for by Contributors in exchange for Mondaq providing them with access to information about who accesses their content. Once personal data is transferred to our Contributors they become a data controller of this personal data. They use it to measure the response that their articles are receiving, as a form of market research. They may also use it to provide Mondaq users with information about their products and services.

Details of each Contributor to which your personal data will be transferred is clearly stated within the Content that you access. For full details of how this Contributor will use your personal data, you should review the Contributor’s own Privacy Notice.

Please indicate your preference below:

Yes, I am happy to support Mondaq in maintaining its free to view business model by agreeing to allow Mondaq to share my personal data with Contributors whose Content I access
No, I do not want Mondaq to share my personal data with Contributors

Also please let us know whether you are happy to receive communications promoting products and services offered by Mondaq:

Yes, I am happy to received promotional communications from Mondaq
No, please do not send me promotional communications from Mondaq
Terms & Conditions

Mondaq.com (the Website) is owned and managed by Mondaq Ltd (Mondaq). Mondaq grants you a non-exclusive, revocable licence to access the Website and associated services, such as the Mondaq News Alerts (Services), subject to and in consideration of your compliance with the following terms and conditions of use (Terms). Your use of the Website and/or Services constitutes your agreement to the Terms. Mondaq may terminate your use of the Website and Services if you are in breach of these Terms or if Mondaq decides to terminate the licence granted hereunder for any reason whatsoever.

Use of www.mondaq.com

To Use Mondaq.com you must be: eighteen (18) years old or over; legally capable of entering into binding contracts; and not in any way prohibited by the applicable law to enter into these Terms in the jurisdiction which you are currently located.

You may use the Website as an unregistered user, however, you are required to register as a user if you wish to read the full text of the Content or to receive the Services.

You may not modify, publish, transmit, transfer or sell, reproduce, create derivative works from, distribute, perform, link, display, or in any way exploit any of the Content, in whole or in part, except as expressly permitted in these Terms or with the prior written consent of Mondaq. You may not use electronic or other means to extract details or information from the Content. Nor shall you extract information about users or Contributors in order to offer them any services or products.

In your use of the Website and/or Services you shall: comply with all applicable laws, regulations, directives and legislations which apply to your Use of the Website and/or Services in whatever country you are physically located including without limitation any and all consumer law, export control laws and regulations; provide to us true, correct and accurate information and promptly inform us in the event that any information that you have provided to us changes or becomes inaccurate; notify Mondaq immediately of any circumstances where you have reason to believe that any Intellectual Property Rights or any other rights of any third party may have been infringed; co-operate with reasonable security or other checks or requests for information made by Mondaq from time to time; and at all times be fully liable for the breach of any of these Terms by a third party using your login details to access the Website and/or Services

however, you shall not: do anything likely to impair, interfere with or damage or cause harm or distress to any persons, or the network; do anything that will infringe any Intellectual Property Rights or other rights of Mondaq or any third party; or use the Website, Services and/or Content otherwise than in accordance with these Terms; use any trade marks or service marks of Mondaq or the Contributors, or do anything which may be seen to take unfair advantage of the reputation and goodwill of Mondaq or the Contributors, or the Website, Services and/or Content.

Mondaq reserves the right, in its sole discretion, to take any action that it deems necessary and appropriate in the event it considers that there is a breach or threatened breach of the Terms.

Mondaq’s Rights and Obligations

Unless otherwise expressly set out to the contrary, nothing in these Terms shall serve to transfer from Mondaq to you, any Intellectual Property Rights owned by and/or licensed to Mondaq and all rights, title and interest in and to such Intellectual Property Rights will remain exclusively with Mondaq and/or its licensors.

Mondaq shall use its reasonable endeavours to make the Website and Services available to you at all times, but we cannot guarantee an uninterrupted and fault free service.

Mondaq reserves the right to make changes to the services and/or the Website or part thereof, from time to time, and we may add, remove, modify and/or vary any elements of features and functionalities of the Website or the services.

Mondaq also reserves the right from time to time to monitor your Use of the Website and/or services.

Disclaimer

The Content is general information only. It is not intended to constitute legal advice or seek to be the complete and comprehensive statement of the law, nor is it intended to address your specific requirements or provide advice on which reliance should be placed. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers make no representations about the suitability of the information contained in the Content for any purpose. All Content provided "as is" without warranty of any kind. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers hereby exclude and disclaim all representations, warranties or guarantees with regard to the Content, including all implied warranties and conditions of merchantability, fitness for a particular purpose, title and non-infringement. To the maximum extent permitted by law, Mondaq expressly excludes all representations, warranties, obligations, and liabilities arising out of or in connection with all Content. In no event shall Mondaq and/or its respective suppliers be liable for any special, indirect or consequential damages or any damages whatsoever resulting from loss of use, data or profits, whether in an action of contract, negligence or other tortious action, arising out of or in connection with the use of the Content or performance of Mondaq’s Services.

General

Mondaq may alter or amend these Terms by amending them on the Website. By continuing to Use the Services and/or the Website after such amendment, you will be deemed to have accepted any amendment to these Terms.

These Terms shall be governed by and construed in accordance with the laws of England and Wales and you irrevocably submit to the exclusive jurisdiction of the courts of England and Wales to settle any dispute which may arise out of or in connection with these Terms. If you live outside the United Kingdom, English law shall apply only to the extent that English law shall not deprive you of any legal protection accorded in accordance with the law of the place where you are habitually resident ("Local Law"). In the event English law deprives you of any legal protection which is accorded to you under Local Law, then these terms shall be governed by Local Law and any dispute or claim arising out of or in connection with these Terms shall be subject to the non-exclusive jurisdiction of the courts where you are habitually resident.

You may print and keep a copy of these Terms, which form the entire agreement between you and Mondaq and supersede any other communications or advertising in respect of the Service and/or the Website.

No delay in exercising or non-exercise by you and/or Mondaq of any of its rights under or in connection with these Terms shall operate as a waiver or release of each of your or Mondaq’s right. Rather, any such waiver or release must be specifically granted in writing signed by the party granting it.

If any part of these Terms is held unenforceable, that part shall be enforced to the maximum extent permissible so as to give effect to the intent of the parties, and the Terms shall continue in full force and effect.

Mondaq shall not incur any liability to you on account of any loss or damage resulting from any delay or failure to perform all or any part of these Terms if such delay or failure is caused, in whole or in part, by events, occurrences, or causes beyond the control of Mondaq. Such events, occurrences or causes will include, without limitation, acts of God, strikes, lockouts, server and network failure, riots, acts of war, earthquakes, fire and explosions.

By clicking Register you state you have read and agree to our Terms and Conditions