ARTICLE
15 November 2019

Tenfiz Davalarında Görevli Mahkeme

BP
Bezen & Partners
Contributor
Bezen & Partners  logo
Bezen & Partners is led in Istanbul by a group of lawyers with previous international experience gained through their employments in magic circle law firms and Turkish Governmental Authorities. With a high calibre team of English law and Turkish law qualified attorneys, that full service independent law firm is now indisputably one of the leading law firms in Turkey and provides legal and advisory services to domestic and international clients.
Ancak doktrinde gerek yabancı mahkeme kararları gerekse de yabancı hakem kararlarına ilişkin olarak farklı görüşler halen mevcuttur.
Turkey Litigation, Mediation & Arbitration
To print this article, all you need is to be registered or login on Mondaq.com.

Yabancı mahkeme kararlarına ilişkin tenfiz davalarına bakmakla görevli olan mahkeme 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un ("MÖHUK") 51/1'inci maddesi gereğince asliye mahkemesidir. Asliye mahkemesi ibaresinden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmakta ise de doktrinde ve Yargıtay kararlarında tenfiz bakımından görevli olan mahkemenin belirlenmesi hususunda farklı görüşler bulunmaktadır. Zira asliye mahkemesi ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hususu asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev ilişkisi nazara alınarak, asliye mahkemesi ifadesinin asliye ticaret mahkemesini de kapsayıp kapsamadığı hususu tartışılmaktadır.

Tahkim yargılaması neticesinde verilen yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi ise MÖHUK 60/2'inci maddesinde düzenlenmiş olup bu davalar bakımından da asliye mahkemesinin görevli olduğu öngörülmüştür. MÖHUK 60/2'inci maddesinde "Yabancı hakem kararlarının tenfizi, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir." şeklinde düzenlenmiş ise de 18.06.2014 kabul tarihli 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un1 45'inci maddesi ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5'inci maddesinde yeniden düzenleme ve değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişiklik uyarınca yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde görevli olan mahkeme, MÖHUK 60/2'inci maddesinde ifade edilen asliye mahkemeleri ibaresine de atıf yaparak, genel yetkili mahkeme asliye hukuk mahkemesi, konusu bakımından ticaret hukuku kapsamında kalan işler bakımından ise asliye ticaret mahkemesidir. Bu düzenlemeden önce tıpkı yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin yapılan tartışmalar yabancı hakem kararları bakımından da yapılmış ise de işbu açık hüküm gereğince yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi davalarının konuları nazara alınarak asliye hukuk mahkemesinde ya da asliye ticaret mahkemesinde açılması mümkündür.

Yargıtay tarafından gerek yabancı mahkeme kararlarının gerekse de yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki görev ilişkisi mahkeme kararı veya hakem kararı olup olmadığı gözetilmeksizin değerlendirilmiştir. Yargıtay, MÖHUK'da tanıma ve tenfiz davaları bakımından yer alan görevli mahkemeye ilişkin düzenlemenin "asliye mahkemesi" olarak gösterilmesinden yola çıkarak konusu ticari husus olan davalar bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar vermiştir. Bu yönde uyuşmazlık mahkemesi sıfatıyla davalara bakan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu bir kararda da Yargıtay'ın ilgili daireleri tarafından göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek yabancı mahkeme kararları ticari dava niteliğinde ise mahkemeler arasındaki görev ilişkisine göre asliye ticaret mahkemesinin görevli mahkeme olacağı belirtilmiş bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde ticari davalar bakımından asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde hüküm kurulmuştur2.

Ancak doktrinde gerek yabancı mahkeme kararları gerekse de yabancı hakem kararlarına ilişkin olarak farklı görüşler halen mevcuttur. Şöyle ki, açılacak davalar bakımından konusuna bakılarak asliye hukuk mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesinin mi görevli olduğu hususu hem yabancı mahkeme kararları bakımından hem de yabancı hakem kararları bakımından ayrı ayrı ele alınıp farklı yorumlanmaktadır. Yabancı mahkeme kararları bakımından MÖHUK 51/1'inci maddesi gereğince tanıma ve tenfiz davasında görevli mahkemenin ticari dava dahi olsa asliye hukuk mahkemesi olduğu zira tanıma ve tenfiz davasına bakan mahkemenin revizyon yasağı nedeniyle zaten davanın esasına girilemeyeceği ve sadece tanıma ve tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı bakımından inceleme yapılacağı için dava konusunun neye ilişkin olduğuna bakılmaksızın görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiği savunulmaktadır3. Buna karşılık yukarıda da değinildiği üzere konusuna göre ticari nitelikte olan davalar bakımından tanıma ve tenfiz davasının asliye ticaret mahkemesi nezdinde de görülmesi gerektiği savunulmaktadır4. Nitekim Yargıtay tarafından verilen bir kararda da asliye mahkemesi ibaresinin asliye ticaret mahkemesini de kapsadığı bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi de olabileceği yönünde hüküm kurulmuştur5.

Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından ise 5235 sayılı Kanun'un 5/4'üncü maddesinde yapılan ve yabancı hakem kararları bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu düzenlemesi gereğince bu düzenlemenin MÖHUK 60/2'inci maddesini yürürlükten kaldırdığını ve görevli mahkemenin sadece asliye ticaret mahkemesi olduğunu savunan görüşler6 olsa da MÖHUK 60/2 ve 5235 sayılı Kanun'un 5/4'inci maddelerine istinaden yabancı hakem kararlarının konusu nazara alınarak ticari nitelikte olan kararlar bakımından tanıma ve tenfiz davasının asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde açılması gerektiği görüşü7, yukarıda yer verilen kararlarından da anlaşıldığı üzere Yargıtay'ın farklı daireleri tarafından da benimsenmiştir.

Footnotes

1 RG 28.06.2014/29044.

2 Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2017/7998 K. 2017/7167 T. 2.10.2017

3 Bkz. Şanlı, Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları, 6. Bası, İstanbul 2016, s. 233-234.

4 Bkz. Ekşi, Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, İstanbul 2013, s. 43.

5 Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/6123 K. 2017/832 T. 28.2.2017

6 Bkz. Deynekli, "Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ'e Armağan", Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, Basım Yılı: 2015, s.111, http://hukuk.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/09/ADNAN-DEYNEKLİ.pdf).

7 Bkz. Tarman, "Yabancı Mahkeme Ve Hakem Kararlarının Türkiye'de Tenfizinde Karşılaşılan Sorunlara İlişkin Bazı Tespitler", MHB, Cilt: 37, Sayı: 2, s. 804, http://dergipark.gov.tr/download/article-file/412015).

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

ARTICLE
15 November 2019

Tenfiz Davalarında Görevli Mahkeme

Turkey Litigation, Mediation & Arbitration
Contributor
Bezen & Partners  logo
Bezen & Partners is led in Istanbul by a group of lawyers with previous international experience gained through their employments in magic circle law firms and Turkish Governmental Authorities. With a high calibre team of English law and Turkish law qualified attorneys, that full service independent law firm is now indisputably one of the leading law firms in Turkey and provides legal and advisory services to domestic and international clients.
See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More